Please assign a menu to the primary menu location under menu

İşyeri Yönetimi

İş yerinde arttırılmış gerçeklik neden sanal gerçekliği yeniyor

Why-augmented-reality-will-beat-virtual-reality-in-the-workplace

Şüphesiz ki sanal gerçeklik, iş yerinde doğru şekilde entegre edildiğinde büyük bir kazanç haline gelebilir. Ancak Arttırılmış Gerçeklik ile kıyaslandığında, ciddi dezavantajlara da neden olabilir.

 Son zamanlarda Arttırılmış Gerçeklik, Karışık Gerçeklik ve Sanal Gerçeklik üzerine sık konuşulan konular haline geldi. İş liderleri ise bu teknolojilerin kullanımının iş yerinde nasıl geliştirilebileceğini tartışıyorlar. Bu durumda hangisine yatırım yapmanız gerekiyor? Arttırılmış Gerçekliğin açık ara önde gittiği net şekilde görülüyor. İşte size bunun nedenleri…

 

Sanal Gerçeklik gerçek dünyayı bloke ediyor

Ön planda Oculus, HTC ve PlayStation ile beraber sanal gerçeklik, özellikle şu anda kontrolden çıkmış durumda. Burada fikir, duyusal girdinin bağlantısını dışarıyla koparmak ve sanal dünyanın daha gerçek görünmesini sağlamak için görsel ve işitsel ipuçları kullanmak üzerine kurulu. Sanal Gerçeklik kulaklığını taktığınızda, bu sarmal ve bilgisayar ürünü çevre o kadar inandırıcı ki, kendinizi gerçekten tamamen farklı bir dünyaya geçiş yapmış gibi hissediyorsunuz.

Teknolojinin kendisinin oldukça etkileyici olmasının yanı sıra, işbirliğinin ve ekip çalışmasının modern bir iş ortamında çalışmalarımızın merkezi haline gelmesi durumunda ne kadar olumlu bir sonuç doğuracağını bir dakikalığına hayal edin.

Arttırılmış Gerçeklik gerçek dünyayı genişletir

Arttırılmış Gerçeklik bunu sağlar. Bilgisayar ürünü ortamlarda izole bir şekilde çalışmak yerine, Arttırılmış Gerçeklik gördüğümüz dünyada bilgiyi üst üste koyar, yani biriktirir. Dolayısı ile bu teknolojinin yaptığı şey, yerine koymak yerine normalde gördüğünüz gerçeklik üzerine ekleme yapmaktır.

Bu, bir iş yerinde Arttırılmış Gerçekliğin personelin hayatını ve iş yeri deneyimini iyileştirdiği anlamına gelir, bunların yerine geçtiği anlamına gelmez.

Bir Tesis Yöneticisinin daha önce yapılmamış teknik bir görevi yerine getirdiğini düşünün; örneğin bir havalandırma sistemini demonte etmek gibi. Arttırılmış gerçeklik cihazı (örn; akıllı telefon uygulaması), ekranda sürekli değişen görüntülerle yöneticinin yapması gereken göreve eşlik ederek animasyonlar yoluyla ne yapılacağını gösterir. Bu şekilde, Tesis Yöneticisi başka bir personel tarafından eğitilmeden ya da kullanma kılavuzunu okumadan temel olarak yapılması gerekenleri hızlı bir şekilde öğrenebilir.

Sanal Gerçeklik de bu tür demonte etme süreçlerini gösterebilse de, fiziksel gerçeklikten psikolojik olarak kopuk olmak, görevi simultane şekile yerine getirmenizi engelleyecektir.

Sanal Gerçeklik hareket kabiliyetinizi sınırlar

Sanal Gerçeklik ile psikolojik olarak fiziksel dünyadan kaçarsınız ve sanal bir dünyaya girersiniz. Bilgisayar oyunları oynayanların sanal gerçekliği sevmelerinin nedenlerinden biri budur. Bu şekilde laptop ya da akıllı telefonlarının ekranına bağlı kalmazlar ya da fiziksel olarak etraflarını çevreleyen şeyler dikkatlerini dağıtmaz. Kulaklıklarını takarak fiziksel dünyayı terk eder ve sanal dünyaya geçiş yaparlar.

Bununla birlikte, bu günlerde iş yerindeki birçok çalışan artık tüm gün boyunca bir masaya ya da lokasyona bağlı değildir. Günümüzde çalışanlar büyük oranda mobildir ve hareket halinde de çalışabiliyor olmaları gerekir.

Sanal gerçeklik ise hareket kabiliyetinizi sınırlar. Ofiste A’dan B’ye yürüyemezsiniz ya da kulaklığınız takılıyken iletişim kuramazsınız. Gözlerinizi ve kulaklarınızı Sanal Gerçekliğe yöneltmek her fiziksel hareketi tehlikeli hale getirir.

Arttırılmış Gerçeklik mobildir

İş yerinde teknoloji yaygın olarak akıllı telefon ölçeğinde benimsenirse, bu durumda teknoloji her gün giyilebilir/takılabilir hale gelmelidir.

Bu, çalışanların ofiste hareket ederken, iletişim halinde olmaları ya da fiziksel bir toplantıya katılmaları sırasında arttırılmış gerçeklik kulaklıklarını takmaları/giymeleri anlamına gelir.

Sanal Gerçekliğin doğal olarak kullanılamaması, Sanal Gerçekliğin çalışma deneyimine entegre olması yerine modern çalışanı sınırlamasından kaynaklanır.

Ayrıca, Arttırılmış Gerçeklik mevcut giyilebilir cihazlarımızda yaşayabilir ve nefes alabilir olması bakımından hareket kabiliyetine de sahiptir. Örnek olarak, Arttırılmış Gerçeklik tarayıcıları, bağlamsal bilgi ile akıllı telefonunuzun kamerasını geliştirebilirler. Mesela akıllı telefonunuz, bir binaya doğru tutulduğunda tarihi ve tahmini değerini grüntüleme kabiliyetine sahiptir.

Sanal Gerçeklikle karşılaştırıldığında, giyilebilir cihazlarla beraber Arttırılmış Gerçekliğin kolay bir şekilde entegre olması iş açısından bakıldığından yatırım maliyetlerini de azaltır.

Teknolojinin iş yaşamının geleceğini nasıl etkileyeceği konusunda daha fazla bilgi edinmek ister misiniz? Bunun için Beyaz Kitap’ımızı indiriniz.

download

Yorumunuzu yazın